Kategori arşivi: Müzik

Müziği bıraktım çünkü yeteneğim yok!

Bu kadar sıcak bir yaz gününde çalmak yerine yazmayı tercih ediyorum! Çünkü sıcakta oturduğum yerden ahkam kesmek çok daha kolay ve benim için keyifli bir iş!

Müzikle uğraştığınızı söylediğiniz zaman bir çok insandan bir ara müzikle uğraştıklarını fakat yetenekleri olmadığı için bıraktıklarını, daha fazla devam etmediklerini duyarsınız. Bu konuşma genellikle sizin ne yaptığınızın sorulması, anlatmanız ve karşınızdaki kişinin  keşke bende yapabilseydim demesiyle ya da “Acaba tekrar başlasam nasıl olurdu?” sorusunun sorulmasıyla normal akışında gider.

Bir insan, hakim olmadığı bir konuda yeteneğinin olmadığına nasıl karar verebilir? Benim bu konuda ilginç bir düşüncem var. Ben müziği bu şekilde bırakan insanların asıl müziğe yetenekli olan insanlar olabileceğini düşünüyorum!

Peki aşırı yetenek sebebiyle müzikten vazgeçebilmek nasıl olabilir?

Önce müziğin ortak noktada buluşabileceğimiz bir tanımını yapmaya çalışayım.

Müzik birbiriyle uyumlu aralıklarda bulunan seslerin ortaya çıkarttığı bir eserdir.

Müziğe hevesli olan bir insanı ele alalım. Bu kişinin müzik yapmak isteme motivasyonu çoğu zaman kendi dinlediği müziklerden yola çıkarak benzer bir şekilde kendi fikirlerini dışarı vurma isteğidir.

Bana göre müzik yolculuğunda ilk önce aranan şey seslerin uyumlu olmasıdır.

Uyum konusunu biraz açalım. Uyum belli bir ritmde tekrar eden vuruşlarla olabilir. Belli bir hesaplamayla doğru gelen ses dizilerinin kullanımıyla olabilir.

Ortalama bir insan (ki bu yazının konusu ortalama bir insan üzerinden kurgulanmıştır.) ilk defa eline bir çalgı aldığında ya da şarkı söylemek istediğinde önce doğru sesleri çıkartmaya çalışır, süreç ilerleyip yetkinliği arttığında ise doğru bir vuruş zamanlamasıyla performansını seslendirebilmek ister.

Eğer bir insanın kulağı çok doğru bir şekilde sesleri ve aralıkları tanıyorsa, vuruşlardaki düzensizlikleri fark ediyorsa yaptığı işte ilerlemesi çok hızlı olabileceği gibi, hataları ve eksikleri çok bariz duyduğu için bunalıp bırakması da bir o kadar olası olacaktır!

Ben insanların olumsuz bakmaya daha eğilimli olduğunu gözlemledim. Yani imkanlarda bir eksiklik varsa pek çok insan kolaylıkla pes eder. Sadece motivasyonunu koruyabilen insanlar bir yol alır. Bunu müzikten bağımsız olarak söylüyorum.

Motivasyon demişken, dünyanın en güzel şarkısını yaptığınızda müzik sizi mutlu etmeyecek, ya da hayalinizdeki konseri verdiğinizde, albümünüz her yerde 1 numara olduğunda, klipleriniz 1 milyar izlenmeye ulaştığı günde mutlu olmayacaksınız. Bütün bunların gerçekleşmesi için çabaladığınız süreçte mutlu olabilirsiniz.

Mutlu son diye bir şey yoktur. İyi yönetilmiş ve arkasında mutlu anılar bırakmış süreç vardır.

Umarım bu yazı bahsettiğim sebepler veya başka bir sebepten müzikten, hobisinden vazgeçmiş dostlarımıza ulaşır ve hayatlarını tekrar renklendirecek adımı atabilirler.

26_aralık_shaft__032
Kulak yetmezliği ve yetenek eksikliğiyle boğuşan genç Kutay. Kendisinin tedavi süreci halen devam etmektedir.

Müzik Enstrümanı

Enstrüman, özel bir amacı gerçekleştirmeye yarayan araç.

Müzik enstrümanı, kişinin içindeki müziği iç sesten, fikirden, tasarıdan yola çıkarak gerçekleştirmesine yarayan araç.

Bu tanımları yapmakta ve ara sıra düşünmekte fayda görüyorum. Özellikle günümüzde çoğu müzisyen gibi ben de müziğimi yalnız başıma bestelemek, çalmak, kaydetmek, o kaydı mikslemek, yapılan miksi dinleyip dinletmek ve en sonunda paylaşmaya uygun hale geldiğinde yayınlamak durumundayım.

Her şeyi tek başınıza yapmanızın güzel yanları var. Fakat birden fazla enstrüman çalıyorsanız o aletlerden verim alabilmenizin tek yolunun gitarcı, davulcu, basçı, klavyeci kimliklerimizden vaz geçmek olduğunu düşünüyorum. Birini seçtiğiniz anda diğerleri geride kalıyor ve sizin burada her zaman asıl amacın o şarkının gerçekleşmesi olduğunu hatırlamanızı öneririm. Şarkı gerçekleşmezse o enstrümanı çok iyi çalmış ya da çalıyor olabilmenizin de pek bir anlamı kalmayacaktır.

Birden fazla müzik aleti çalıyorsanız mesela gitar çaldıktan sonra davulun başına oturmanın ya da bas gitar çaldıktan sonra synthesizerla ses tasarlamanın yarattığı tuhaf duyguyu bilirsiniz. İki farklı gitarı bile peş peşe çaldığınızda adaptasyon gerekirken, çok farklı kas gruplarınızı, çok farklı armonik düşünceleri  devreye almanın getirdiği o tuhaf duygu.

Ben özellikle son zamanlarda biraz daha programlı gitmeye çalışıyorum. Mesela o haftayı bas gitar kaydetmeye ya da synthesizer kaydetmeye ya da gitar çalmaya ayırıyorum. Daha doğrusu kendimi böyle odaklıyorum. Bunun faydasını gördüm. O süreçte o enstrümanla haşır neşir olmak el becerisinin tutarlılığını, soundun daha iyi olmasını ve tekrara düşen kayıt süreçlerinin önüne geçmeyi sağlıyor.

Enstrümanınızı sevin ve pratik yapın. İnsanlarla beraber çalma davetlerini asla reddetmeyin. Herkesten öğrenebileceğiniz güzel bir şeyler vardır.

Enstrümanınızın, içinizdeki müziği ortaya çıkartmanıza yarayacak bir araç olduğunu asla unutmayın.

Herkese sevgiler ve iyi bayramlar dilerim!

hi

MAGIX Türkçe

Az önce internette bakınırken denk geldim ve burada sizlerle de paylaşmak istedim. En önemli yazılım firmalarından olan Magix Türkçe sitesiyle hizmet vermekte. Yıllardır Türkçe siteyi geçtim, Türkçe bir kullanım kılavuzu bile vermeyen Steinberg ve diğerlerinin karşısında bence sırf bu hareket için bile tercih edilebilir.

Soundforge, Samplitude DAW ve Vegas video düzenleme yazılımı bu firmanın ürünü.

Siteyi mutlaka incelemenizi öneriyorum. Umarım diğer büyük yazılım firmalarıda Türkçe site ve kullanım seçeneğini hızla programlarına alırlar.

magix

12622388_10153899545937579_4028447962219104164_o

Plugin (VSTi) vs Donanım Synthler

Son zamanlarda forumlarda insanların en çok kafa yorduğu konulardan birisi analog synthesizerların yazılımla gerçekçi bir şekilde taklit edilip edilemeyeceği konusu. Benim gördüğüm kadarıyla bu asla üstünde uzlaşabilecekleri bir konu değil. O yüzden ben konuya kendi açımdan bakacağım.

giorgio

 

Müzik yapan kişinin üstlenmek zorunda olduğu çeşitli roller vardır. Özellikle kişi tek başına müzik yapıyorsa bu büyük bir yükün altına girmektir. Kimliklerden birisi ağır bastığında diğerlerinin gelişmesi ona göre yavaşlar ve sonuç etkilenir. Bu nasıl aşılacağı konusunda tartışamayacağım bir sorun. Hepimiz bir şekilde yaşıyoruz.

Synthesizer’ın  kullanımı nasıl olacak? Ben ses tasarımının şarkının yapımı sırasında yapılması gerektiğine inanıyorum. Tabii ki bazen bir ses ilham verip birşeyleri başlatabilir. Fakat nasıl orkestra enstürmanları doğanın seslerini taklitle ortaya çıkmışsa bir yerde synthesizerlar da orkestra enstürmanlarını taklit etmek için ortaya çıktılar.  Öncelikle çalacağınız bölümü çalın ve o çaldığınız partisyonun bir yaylı grubu mu? Bir gitar mı? Bir trompet mi? Bu kararı verdikten sonra uygun sesi programlamaya ya da seçmeye çalışın. Presetleri bu şekilde karar verdikten sonra gezmek aradığınız sese ulaşmanızı kolaylaştıracaktır. Bu arada presetleri hafife almayın. İyi cihazlarda ve pluginlerde çok ciddi adamların tasarladığı sesler mevcut. Bire bir istediğinizi vermeseler bile çok iyi bir başlangıç noktanız olur.

Sesi bulduktan sonra bir de reverb ve delayi kapatıp çalın. Bu şekilde de iyiyse o ses iyidir.

Peki donanım ve yazılım konusunun farkı nedir? İkisini de kullanmış, kullanan birisi olarak cevaplıyorum.

Donanım rack modül kullanmak: Eğer kontrolcü bir ünite yoksa yazılım kullanmaktan pek farklı bir duygu vermiyor. Fakat bozulacak komponent azalıyor ve fiyatları daha uygun oluyor. Daha eski cihazlar söz konusuysa klavyeye göre tercih ederim.

Donanım klavye ve ya masaüstü modül kullanmak: Klavyenin, modülün üstündeki kontrolcüler sayesinde ekrana bakmadan çalışabilmek çok keyifli. Roland System-1 ‘i denemenizi öneririm.

Yazılım (plugin, VSTi ) kullanmak: Burada işler 2010 civarından sonra çok hızlı değişti. Kalite inanılmaz arttı ve ses kalitesi donanıma kafa tutacak noktaya geldi. Native Insturments, U-He , TAL, D16, KV331 gibi firmaların çok çok kaliteli pluginleri var. Plugin’in güzel tarafı iş yapmanızı inanılmaz hızlandırıyor ve benim favorim olan mouse ile herşeyi düzenleyebiliyorsunuz. Tabii yeni usb midi controllerlar ile de kullanabilirsiniz. Otomasyon yapmak mümkün. Kalite ve alacağınız sonuç bilgisayarınızın gücüne bağlı, fakat çalışma şeklinizi biraz modifiye ederek bugünün orta karar bir bilgisayarında çok iyi sonuçlar almanız mümkün. Synthmaster yazılımını inceleyin derim.

roland-system1-front

Donanım, fiziksel bir temasınız olduğu için enstürmanla kurduğunuz bağı kurmanızı sağlıyor. Bu cihaz ne olursa olsun pek çok insana müzik yapma isteği veren bir durumdur. Fakat bu güzel hissiyatın yanında ses kabloları, midi kablolar ve adaptörlerle evinizin ekosistemini ele geçiriyor. Bu bir süre sonra bunaltabilir.

tal-u-no-lx-v2

Yazılım (Plugin)  çok hızlı ve tertemiz sonuç almanızı sağlıyor, fakat bir süre sonra midi klavye ile çalışmak insanı tuhaf hissettirebiliyor. Yapılan herşey çok yalan gelebiliyor ve bilgisayar donanımınız, konfigürasyonunuz işlerin yürümesinde en önemli unsur konumunda.

Sonuç olarak bugün evinde kayıt yapan bir kişi bu kaydını DAW programına yapıyor. Yani bir şekilde dijitale bulaşıyor. Ardından bu kaydını youtube, soundcloud gibi dijital ortamlarda paylaşıyor. Yani kaydınız yoluna dijital olarak devam ediyor.

Bütün bunları düşününce ben insanın herhangi bir tarafta yer almasını ve diğerine sırt çevirmesini mantıklı ve doğru bulmuyorum. Sizi heyecanlandıran bir enstrüman olduğuna inandığınız herşeyi kullanabilirsiniz. Evinizdeki PC’niz ya da tabletiniz de doğru yazılımlar yüklendiği zaman bir enstrümandır. Böyle bir işlem gücünü asla hafife almayın ve üretiminizde kullanın.  Başarılar dilerim.

 

 

 

*Kaynak belirtmek ve link vermek suretiyle bu yazıyı istediğiniz sitede paylaşabilirsiniz. Link verin çünkü link önemli!

 

 

 

 

 

 

 

yardıray strat projesi

Tornavida tutabilenin usta, okuma yazma bilenin hoca olduğu ülkemizde bende master luthierliğimi ilan ederek başlıyorum! :)

strat projesi (3)

Aslında bu proje geçen yıl başladı. Önce bir sx strat aldım ve baktım hoşuma gitti, biraz kurcalamaya karar verdim ve 57-62 manyetiklerle dolu, nizami bağlanmış bir pickguardı Srv müzikten aldım. Manyetikleri gitara takınca güzel bir sonuç aldık fakat bu sefer fender soundumuzla gitarın sapı pek bağdaşmadı. Bunun üzerine bir adet 97 model fender amerikan strat sapı taktık böylece fonksiyonel ve güzel sesi olan bir strat elde ettik.

Tabi herşey bu kadar huzurlu gidemez diyerek şöyle o.white ya da siyah bir gövde olsa daha nefis olur dedim ve ilan verdim. Kimseden öyle bir gövde çıkmayınca gittim dore müzik kızıltopraktan kötü emellerime alet etmek için bir tane daha sx strat aldım.
Bu yazıda sizlere dün yaptığım bu parça değişimi işlerini anlatacağım.

Öncelikle belirtmek isterim ki daha o gün aldığınız bir gitarı parçalarına ayırmak çok acaip bir duygu. Bu gitar 230 lira bile olsa insan yine de ben ne yapıyorum diye kendine soruyor. Sonra da amaaaan diyip söküyor.

İşte kurbanımız hiç kullanılmamış sx strat. Bu arada gitarın yanında kaliteli gigbag, alyan anahtarları ve gitar eğitim cd’si ile geldiğini belirtelim.

strat projesi (6)
Ne olacağından habersiz ev yapımı strat. (özellikler 90lar orjinal fender usa sap, Abigail Ybarra sarımlı 57-62 manyetik seti. sx gövde ve tremolo sistemi.)

strat projesi (5)

Gerekli malzemeler. Malzeme önemli. Bu konuda önerim imkan dahilinde tornavida vs gibi şeylerin iyisini almaya çalışın. Benim gibi konuya çok hakim değilseniz, bir de
aletler kötü olunca insan hayattan soğuyabiliyor.
strat projesi (4)

image024.jpg telsiz gitar

image038.jpg sap gövde bir arada

image027.jpg image031.jpg image032.jpg standart fender pickguardı. orta manyetiği 57/62 yerine yine standart amerikan manyetiğiyle değişmiştik. (manyetiğin pole(kutup) kısımlarını ters çevirerek.) Böylece ara pozisyonlarda gürültü olmuyor.

image033.jpg image034.jpg image035.jpg image037.jpg

image036.jpg
image039.jpg image040.jpg image041.jpg kesimlere dikkat. Bu arada sx sapın üst eşik bariz daha yüksek.
image043.jpg image044.jpg
image042.jpg sx sapın bir perdesi eksik sanki?

image045.jpg beyler lehim işi önemli. önce kablonun ucunu hafif lehimleyin sonra havya ya da lehim tabancasına biraz daha lehim alıp işi yapın. daha kolay oluyor.

image046.jpg image047.jpg image048.jpg

sx gövdeye standart fender pickguardını oturtunca şekil tam oturuyor fakat iki delik daha açmanız gerekiyor.

image053.jpg image052.jpg

size de tavsiyem söktüğünüz şeyden emin değilseniz mutlaka fotoğrafını çekin. Hayat kurtarabiliyor.

image050.jpg

image057.jpg image058.jpg image059.jpg image060.jpg

ufak kıpırdanmalar. yayların doğru pozisyonda olması entonasyon işinde çok önemli rol oynuyor.

image062.jpg

bu dört vidayı tam oturtmanız önemli. Telleri taktıktan sonra da 1-3-2-4. vida şeklinde sıkılılıklarını kontrol edin.

image049.jpg image050.jpg image051.jpg image054.jpg image055.jpg image054.jpg

böyle birşeyler ortaya çıkacak gibi

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu kısımdan sonrası çok ızdıraplı olduğu için pek fotoğraf yok.  Elimden geldiğince kıyaslamalı bir şekilde sıralamaya çalıştım.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.


Ayar konusunda ne yaptığınızı bilmiyorsanız… Yapmayın demeyeceğim. Yapın. Gitar size hizmet etmek için orada ve sandığınızdan çok daha sağlam bir alettir.
Okuyun, araştırın, youtube izleyin. Her türlü bilgi elimizin altında.
En iyi bilgiler bu işi bilen kişilerle vakit geçirdiğinizde onların dostluğuyla sizlere gelecektir. Bu projenin başında bana destek olan, kendi gitarından daha fazla benim gitarıma kafa yoran değerli dostum Burçin Ankara‘ya teşekkür ediyorum. Burada gördüğünüz kullanılan aletleri de bana öneren, kullanmayı öğreten, en önemlisi cesaretlendiren kendisidir.

strat projesi (61)

Turkrock orjinal konu için:
https://turkrock.com/konu/50059/

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.